İşbankası’ndan 20.000TL’ye kadar 48 ay vadeli dört dörtlük kredi kampanyası
İş Bankası, “Dört Dörtlük Nakit Kredi Kampanyası” devam ediyor. İşbankası bu kampanyası müşterilerine avantajlı kredi kullanma fırsatı sununyor.
Kampanya 31 Mayıs 2010 tarihine kadar geçerli olacak. Kampanyada aylık %0,49’dan başlayan faizlerle 48 aya kadar kredi kullanılabiliyor. Kampanya dönemi içinde, 20.000 TL ve 48 aya kadar aylık %1,17 faiz oranıyla masrafsız nakit kredi kullanımı mümkün.
Almak istediğiniz kredi miktarı 4.000 TL ve ödeme süresi 12 ay olduğunda faiz %0.49 düşüyor.
Dört Dörtlük Nakit Kredi başvuruları İş Bankası şubelerinden ve İşbankası İnternet Şubesi’nden yapılabiliyor.
Garanti Bankası’ndan 1000 TL nakit ihtiyacınıza aylık 95TL ödeyin.
Garanti Bankasının kampanyasında 1000 TL nakit için aylık 95 TL geri ödeme gerekiyor. Ödeme taksitlerinizi 2-12 ay arasında seçebiliyorsunuz. Detaylı bilgi Garanti Bankası’nda.
Avro eski günlerine dönecek mi? Yükselecek mi?
Basından takip ediyorsunuzdur. IMF ve Avrupa Birliği, sonunda Yunanistan’a yardım elini uzatmaya ve 100 milyar doları aşan krediler vermeye karar verdiler. Avro’nun (euro) tepetaklat düşmesinin sebeplerinden biri olarak Yunanistan ekonomik krizi gösteriliyordu. Bekleyip görelim bakalım Yunanistan’ın AB ve IMF tarafından kurtarılması habelerinden sonra Avro ne olacak? Yükselecek mi?
Ekonomik büyüme ve iş imkanları
‘Ekonomik büyüme sağlanmadan işsizlik çözümlenemez’ Bu söz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na ait.
Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri işsizlik. Hisarcıklıoğlu’da bunu söylüyor ve işsizlik sorununun çözümünün ekonomik büyüme sağlanmadan olmayacağını belirtiyor.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Kuşadası Ticaret Odası’nın (KUTO) yeni hizmet binasının açılış töreninde Türkiye’nin en büyük sorununun işsizlik olduğunu ve Türkiye’nin bu sorunu çözmeden, hiçbir sorunu çözemeyeceğini ifade etmiş.
Hisarcıklıoğlu konuşmasında “Türkiye’de, 2002-2007 arasında ekonomi yüzde 49 büyüdü. Bu büyüme sırasında özel sektör olarak 3 milyon 200 bin kişi istihdam ettik. Büyümek demek zenginlik demektir. 2007 yılındaysa işin tadı kaçtı. Kendi içimizde kavgaya başladık. Dünyada daha kriz yokken, bizde düşüş başladı. Biz 2007′de ikaz ettik, ‘İşin bereketi kaçıyor’ diyerek uyardık. Ama maalesef bizi kimse dinlemedi.” diyor.
işsizlik, iş bulma, ekonomik kriz, ekonomik sorun
Dolar ve Euro düşüşü sürecek mi yükselecek mi*
Son günlerde sıkça gündeme gelen Euro’nun düşme nedeni? Düşmeye devam edip etmeyeceği konularını ararken gazeteport.com.tr’de bu konuda bulduğum bir yorumu paylaşmak isterim.
Herkes dolar ve Euro’nun Türk lirası karşısında neden bu kadar eridiğini merak ediyor. Peki bu erime daha devam eder mi?
Son günlerde yatırımcıların en çok sorduğu soruların başında, dolar ve euronun erimesi geliyor. Hemen herkes “Dolar daha aşağı iner mi?” sorusuna yanıt arıyor. Kriz döneminden bu yana döviz yatırımlarında genellikle karlı çıkan Türk yatırımcısı, doların neden gerilediğinin şifresini çözmeye çalışıyor.
Kur aşağı gidiyor, çünkü döviz bollaşıyor. Döviz neden bollaşıyor? Çünkü uluslararası piyasalarda düşen riskler nedeniyle yabancı yatırımcılar son üç aydır paralarını Türk lirası olarak değerlendirmeyi tercih ediyor.
Peki yabancılar o parayı Türk lirasına çevirdikten sonra nasıl değerlendiriyor?
Yabancı yatırımcılar, yılbaşından bu yana Türkiye’de net olarak 3.2 milyar doları faize yatırmış durumda. Yani getirdikleri paranın çok önemli bir kısmı devlet iç borçlanma senetlerine gitmiş. Yabancılar sadece 9 ve 16 Nisan tarihleri arasında 1.4 milyar dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi almışlar.
Bunun yanısıra yılbaşından bu yana hisse senedi piyasasına (yani borsaya) soktukları kaynak 818 milyon dolar olmuş.
Yani yılbaşından bu yana yabancı yatırımcılar Türkiye’ye tam 4 milyar dolar para getirmiş.
İşte kurların erimesinin perde arkasında yatan neden bu.
Ancak dikkat çekici bir başka nokta daha var. Bu kadar yüksek para girişine rağmen dolardaki değer kaybı son 9 aylık performansına bakıldığında çok yüksek değil. Dolarda sadece yüzde 2 civarında bir kayıp var gibi görünüyor.
Bunun perde arkasında yatan neden ise giren 4 milyar dolar tutarındaki paranın önemli bir bölümünün euro cinsinden girmiş olması. Zaten euronun TL karşısında 2 liranın altına kadar gerilemesi de bunun bir göstergesi. Euro, bugün bulunduğu seviyeleri en son 2008 yılının Kasım ayında görmüştü.
Doların yüzde 2 değer kaybettiği dönemde eurodaki değer kaybı yüzde 8′e ulaşmış oldu.
Dolayısıyla döviz aldığında doları tercih eden yatırımcılar zarar etmelerine karşılık yine de euro yatırımcısına göre karlı çıkmış oldu.
Yabancı yatırımcıların hisse senedinde aldığı pozisyon borsayı tarihi zirve seviyesine taşırken, DİBS’lerde alınan pozisyon da faizin yüzde 9’ların altına inişini sağladı.
Peki bu tablo nereye kadar devam edecek? Yani bu kadar düştükten sonra bu seviyelerden döviz alıp beklemek makul mü?
Sorunun yanıtı şu an için hayır gibi görünüyor.
Yaz ayları fiziki dövizin de bollaştığı aylar olduğu için kurda aşağı eğilimin sürebileceği belirtiliyor. Ancak sonbahara doğru euro bölgesinde toparlanmanın başlaması halinde yukarı yönlü hareket görülmesi olasılığı konuşuluyor.
Bir başka nokta daha var ki, tüm yatırımcıların buna dikkat etmesi gerekiyor.
Bu kadar hızlı ve yabancı yatırımcı ilgisine bağlı olarak aşağı gelen kurlar, yarın risk iştahının biraz azaldığı görülecek olursa, aynı hızla yukarı gitme potansiyeline de sahip.
Dolayısıyla bu seviyede döviz alacak yatırımcının turizmle bollaşacak döviz nedeniyle zarar etme riski bulunuyor. Bu seviyede dolarını satacak yatırımcı ise yarın hızlı bir hareket ile yukarı gidiş başladığında zarar etme riski taşıyor.
Bu noktada kararı yatırımcının ekonomiye bakışı oluşturacak gibi görünüyor. Uzmanlar iyimser yatırımcıların dövizden uzak durduğunu, kötümser yatırımcıların ise olumsuz haberlere karşı bir miktar döviz satın alma eğiliminde olduğunu ifade ediyor.
Sırada Portekiz mi var?
Yunanistan’daki ekonomik krizden sonra sırada 2. bir Avrupa ülkesi Portekiz tehlikede.
İnternet’teki yorumlarda Portekiz borç yükü nedeniyle Avro Bölgesi’nde Yunanistan’dan sonraki zayıf halka olarak görülüyor.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Portekiz’in durumunun ciddi olduğunu ancak, Yunanistan’ın borç krizinden farklı olarak, mevcut sorunlara karşı koyma yeteneğine sahip olduğunu söylemiş.
Barroso, Portekiz’in başkenti Lizbon’da gazetecilere; “Portekiz’in durumunun ciddi olduğunu düşünüyorum ancak, birçok nedenle Yunanistan’dan farklı ve Portekiz, sorumluluklarıyla yüzleşmeli ve önlemleri kararlılıkla uygulamalı” demiş.
“Portekiz’in bu duruma karşı koyma imkanına sahip” olduğunu söyleyen Barroso, Portekiz hükümetinin, gerekirse ek önlemler alacağını ilan ettiğini de belirtmiş.
Yunanistan’ın AB-IMF yardımını kabul etmesinin bu ülke ve “Avrupa’da istikrar için iyi olacağını” söyleyen Barroso, AB Komisyonunun, yardımın düzenlenmesi konusunda Avrupa Merkez Bankası (AMB), IMF ve Yunan hükümetiyle çalışacağını kaydetmiş.
Ekonomik kriz bitti mi? Ekonomik durum ne olacak?
Ekonomik krizi tahmin edip dikkatleri çeken ve ekonomi kahini olarak anılmaya başlanan Nouriel Roubini Türkiye ve dünya ekonomisinin geleceği ile ilgili ekonomik tahmin ve yorumlarını açıklamış.
Prof. Dr. Nouriel Roubini, “Yunanistan ve İspanya 2000′de Türkiye’nin yaptığını yapsaydı bunlar olmazdı” dedi ve ekledi: Yunanistan’da olanlar buzdağının görünen ucu.
Roubini “dünyada ekonomik büyüme ve canlanmanın başladığını, ancak yavaş seyredeceğini, Türkiye’nin da aralarında bulunduğu yeni gelişen piyasalarda iyileşmenin daha hızlı olacağını söyledi.”
Ekonomi Profesörü Roubini’nin konuşmasının önemli bölümleri şöyle:
- Türkiye ekonomisi güçlü ve parlak, gelecekte dünyayla daha da bütünleşecek.
- Dünya ekonomisinde ise nihayet ABD, AB ve yeni gelişen piyasalardan iyi haberlerin gelmeye başladığını, ancak bunun ne kadar sağlam ve sürdürülebilir olduğunun önemli.
- Ekonomik büyüme, canlanma başladı. Ancak yavaş seyredecek. Yeni gelişen piyasalarda iyileşme daha hızlı olacak. Türkiye de bu ülkelerden biri. Özellikle gelişmiş ülkelerde canlanma yavaş olacak.
- Krizden çıkış stratejileri önem kazandı. Özellikle parasal ve mali teşviklerin ön plana çıktı, politika yapıcıların kriz döneminde verdikleri teşvikleri ne zaman durduracakları stratejik karar, teşviklere devam edilmesi de bütçe açıkları doğurabilecek.
- Yeni gelişen piyasaların dinamiklerinin daha güçlü. Dünya ekonomisinin ağırlığı gelişmiş batı ülkelerinden yeni gelişen ülkelere doğru kayıyor, ABD ve AB’den Asya’ya ve Bric ülkeleri olarak bilinen Çin, Hindistan, Rusya ve Brezilya’ya yöneliyor. Bu eğilim devam edecek, ABD’de yılın ilk yarısında büyümenin yüzde 3 civarında olacak, yılın ikinci yarısında yüzde 2’ye gerileyecek, AB’de de büyüme tahmini yüzde 2’yi geçmiyor, Türkiye’de büyüme oranı tahmini yüzde 4-6, Çin’de ise bu oranın yüzde 9’lara tırmanacak.
- Türkiye’de faizlerin uzun süre düşük kalması enflasyonist bir baskı yapar
- Türkiye için enflasyon hala önemli bir sorun
- Çin, dünya ekonomisi açısından tek lokomotif olamaz
- Yunanistan ve İspanya 2000′de Türkiye’nin yaptığını yapsaydı bunlar olmazdı
- Türkiye bütçe açığı hala yüksek ama zamanla düşer
- Türkiye için orta ve uzun vadede iyimserim
- Yunanistan’ın sorununu altında rekabetçi yapı yatıyor
- Türkiye’de iyi bir işgücü potansiyeli var, eğitime yatırım şart
- IMF Kurtarma Planı sorunu 2011′e erteler
- İzlanda, İtalya, Portekiz ve İspanya riskli ülkeler
- Yunanistan’da olanlar buzdağının görünen ucu
- ABD, Japonya’da 2.yarıda büyüme daha düşük olur
- Türkiye ve benzeri ülkelerde bütçeler yapısal olarak daha iyi durumda
- Türkiye’nin bölgesinde büyüme potansiyeli yüzde 5-6
- Küresel ekonomide canlanma ‘U’ şeklinde olacak
- Türk ekonomisi hızlı ve parlak, güçlü büyüyecek
- Çift dipli resesyon beklemiyorum
- Ekonomik resesyon sonrasında ekonomik büyüme türkiye’de bu yıl geçen yıla oranla olumlu olacaktır
İş arayanlara müjde – devlet 100 Bin memur almayı planlıyor
Dün Başbakan ve bugün de Maliye Bakanı müjdeyi verdi; Devlet 100 Bin memur alabilir.
Başkakan Devlete memur alımı konusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Başbakan Erdoğan, “Biz şu anda memur konusunda ciddi bir alım yapmayı planlıyoruz.” dedi..
Başbakan, Kanal 24 televizyonunda “Açık Görüş” programında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Başbakan, işsizlikle ilgili “Rakam vermeyim ama ciddi alım yapacağız” dedi.
Devlet 2010 yılı için 32 bini yeni kadro olmak üzere 80 bine yakın personel alımı planlıyordu. 2010 yılı bütçesinde, kamudan emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memurların sayısının yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde açıktan ya da nakil suretiyle atama yapılmasına karar verilmişti. Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarının ardından bu yılki memur alımlarının 100 bine ulaşması bekleniyor.
Akıllı Alışverişin Merkezi
Küresel ekonomik kriz teğet mi geçti, delip mi geçti, geçti mi geçmedi mi, bitti mi bitmedi mi diye tartışıldığı şu günlerde ekonomik alışveriş yapmak en önemli konulardan biridir. Daha ucuzu varken neden daha çok para ödeyesiniz? Daha iyisi varken neden kötüsünü satın alasınız? Herkes zor kazandığı parayı en iyi değerlendirmek ister. Akıllı Tüketiciler www.akillituketiciyiz.biz forumunda indirimleri, kampanyaları, doğru alışveriş tüyolarını paylaşıp hep beraber kazanıyor. Video paylaşmanın kendisine değil facebook’a para kazandırdığını anlayan akıllı tüketiciler artık gerçek hayatta kendine avantaj sağlayan ekonomik alışverişi paylaşıyor.
Kredi Kartı İptal işlemine düzenleme
Kredi Kartınızı iptal ettirmek istiyorsunuz. Ama nasıl?
Genelde banka şubesine gittiğinizde sizi bankanın çağrı merkezine yönlendiriyorlar. Şubeden iptal edenler ise size kartınızın iptal edildiğine dair bir yazı vermiyorlar. Ya kredi kartı iptal olmadıysa, işlem aksadıysa? Siz iptal ettirdiğinizi düşünürken, bir süre sonra kredi kartınıza katlanmış bir borç gelirse ne yapacaksınız ?
Banka şubesinden iptal ettiremediyseniz ve telefonla merkezi aradıysanız emin olmak daha zor.
Gazetelerdeki habere göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bu konuda bir yönetmelikle kredi kartı iptali sorununa çözüm getirecek.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından hazırlanan ve bankaların görüşüne açılan taslak halindeki yeni Banka Kartları ve Kredi Kartları Yönetmeliği, yayımlandığında kredi kartı iptallerine ilişkin tartışmaları sona erdirecek. Taslağa göre şubeler kanalıyla yapılan kart iptaline ilişkin taleplerde, talebin hangi tarihte alındığı belgelendirilecek. Şube yetkililerince imzalanmış bir belgenin veya doldurulan iptal talep formunun bir örneğinin de kart hamiline verilmesi zorunlu olacak. Böylece tüketici kart iptalinin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair endişe taşımayacak.
Kredi Kartı nasıl iptal ettirilir.