Kredi kartından nakit çekim yasağı gelebilir.
Kredi kartından nakit çekim yasağı gelebilir.
BDDK, kredi kartı borcunu ödeyemeyen müşterinin nakit çekmesinin yasaklanmasını istiyor
BDDK, kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyemeyen müşterinin nakit çekmesinin yasaklanmasını, limitin de artırılmamasını istiyor.
Kredi kartında bir süre önce gündeme gelen ve bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) arasında fikir ayrılığı yaratan karttan nakit avans çekme ve limit artırımına ilişkin düzenleme son halini almadı. Ancak sektörden aldığımız bilgilere göre BDDK, üç kez asgari ödeme zorluğuna düşen kredi kartı borçlularının nakit avans çekmesini engelleme ve kart limitinin artırılmamasında kararlı.
BDDK, kredi kartına ilişkin iki konuda bankalardan görüş istemişti. Bunlardan biri kredi kartı asgari ödeme tutarı, ikincisi ise nakit avans kullanımı. BDDK yüzde 20 olarak uygulanan asgari ödeme tutarını yüzde 40’a çıkartmak istiyor. Yeni düzenleme limitlere göre şöyle olacak. Müşterinin limiti 0 ile 5 bin lira arasındaysa asgari ödeme oranı yüzde 20’de kalacak, limit 5 bin lira ile 10 lira arasındaysa asgari ödeme yüzde 30’a çıkacak, 10 bin liranın üstündeyse yüzde 40 çıkartılacak.
Bankacılar BDDK’nın nakit avans çekimine de sınırlama getireceğini ifade ettiler. BDDK, yüzde 2.80’nin üzerinde faiz sınırlaması olan nakit avans çekiminde müşteri yüzde 20 ile 50 arasında üç dönem ödeme yaparsa kartı nakit çekimine kapatılacak ve limiti de artırılmayacak.
Bankacılar, bu uygulamanın da müşterinin ödeme alışkanlıklarına ve özel durumlarına bakılmadan standart, genel bir kural olarak uygulanmasının kişileri zor duruma düşüreceğini, hak etmeyen müşteriyle hak edenin aynı kefeye konulacağını belirttiler
Tüketici kredisi mi? Kredili-Avans-Ek Hesap mı? Hangi Kredi?
Acil para ihtiyaçlarında ne yapmalı?
Acil para ihtiyacınızda seçenekleriniz : borç almak, kredi kartından nakit çekmek, tüketici kredisi çekmek, avans veya ek hesaptan para çekmek.
Peki acil para temin etme yöntemlerinin hangisi avantajlı, hangisi riskli, hangisinin faizi yüksek?
Kredi kartından nakit çekmenin son derece pahalı bir nakit temin etme yöntemi olduğunu toplum olarak yaşayıp gördük. Kredi kartından çekilen nakit en yüksek kredi faizlerinden birini kullanıyorsunuz demek. Toplumumuz bu yöntemden ağzı yandığı için çok zorda kalmadıkça eskisi kadar kullanmıyor anlaşılan.
Haberlere göre Merkez Bankası avans hesap ya da ek hesap gibi isimlerle anılan kredili hesaplardan çekilen paranın yükselmekte olduğunu açıklamış. Aslında bu yöntemde oldukça pahalı bir nakit para temin etme yöntemi.
Tüketici kredisi faizi 1 ise kredili hesaptan çekilen faiz 3 oluyor. Daha açıkçası 4000 TL için kredili hesaptan çekerseniz yaklaşık 2400TL yıllık faiz ödeyecek iken aynı miktarda tüketici kredisi kullanırsanız 1 yılda 900 TL civarında bir faiz ödeyeceksiniz.
Bu hesapların banka, vade ve o günkü oranlara göre değişebileceğini hatırlatmamız lazım.
Ekonomi üzerine ilginç bir haber
Euro-Avro ne olacak? Altın daha da yükselecek mi? Dolar yükselmeye devam edecek mi? Ekonomi nereye gidiyor? Bu sorulara net cevaplar bulmak oldukça zor. Akşam Gazetesi’nde bir haber bu sorulara net ve iddialı cevaplar vermiş. Genelde ekonomi uzmanları yuvarlak konuşmayı tercih ederler ama bu yazıda net cevaplar var. İşte o haber:
Euro/dolar 0.85′e inebilir dolar/TL bu yıl 1.15 olur!
İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, dünya piyasaları için beklentilerini anlattı. Euronun dolara karşı zayıflamaya devam edeceğini, doların da TL’ye karşı yıl içinde değer kaybedeceğini anlatan Manukyan, ‘Önümüzdeki dönemin yıldızı altın’ dedi
Yunanistan’daki kriz, euro krizine dönüşürken geçen hafta Almanya’nın devlet tahvili ve bazı hisselerde çıplak açığa satışı yasaklaması (elinde hisse olmamasına rağmen satış yapılması) dünya borsalarında sert düşüşlere yol açtı. Euro dolar karşısında 1.21′lere kadar gerilerken, yılbaşından bu yana kaybı ise yüzde 15′i buldu. Peki, önümüzdeki süreçte uluslararası piyasalarda neler yaşanacak? Euro emekli mi olacak? Türkiye nasıl etkilenecek? Hangi piyasalarda yükseliş potansiyeli var? Bütün bu akılları kurcalayan soruları İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı Şant Manukyan’a sorduk. İşte cevapları…
Euronun geleceğine ilişkin endişeler arttı. Sizce gerçekten bu parasal birlik dağılır mı?
Dünya ekonomisi iyiyken Avrupa’nın Almanya gibi ülkelerinden veya yurtdışından İspanya’ya yüksek seviyede para giriyordu. Euro çok yüksek seviyelerde 1.60 larda dolaşıyordu. Varlık fiyatları şişmiş ve işgücü maliyetleri artmıştı. Sanal bir zenginlik balonu oluşmuştu. ABD’de kriz çıkınca para İspanya gibi biraz daha az gelişmiş ülkelerden Almanya, ABD gibi ülkelere gitmeye başladı. Varlık fiyatları, konut ve hisse fiyatları düştü. Ama euro hala 1.55 civarlarında kalmaya devam etti.
Bu noktada ne yapılması gerekiyordu, birileri geç mi kaldı?
Normalde İspanya kendi para birimini kullanıyor olsa balon patladığı anda paranın da değer kaybetmesi gerekirdi ama olmadı. İşçilik maliyetlerini çok hızlı bir şekilde aşağı çekemezsiniz. Bunlar sendikalaşmış sosyal ülkeler. Bir anda Almanya ile İspanya arasında işgücü ve verimlilik açısından çok büyük farklar oluştu. Bütçe dengeleri bozuldu. Yunanistan’da hem bu var, hem kötü yönetilen bir ülke. Ortaya çıkan dengesizlik eğer bir şekilde çözülmezse, Almanya daha fazla harcamaya, biraz daha enflasyon yaratmaya yönelemezse euro problemi şimdi aşılsa bile önümüzdeki aylarda, yine ortaya çıkar. Dağılabilir mi? Evet. Eğer bir merkezi otorite kurulmazsa, bu ülkeler arasındaki farklılıklar kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılmazsa teorik olarak dağılabilir.
Aşırı hareketler düşüşleri getirir
1 euro, 1 dolar olur tartışması sürüyor, bunun için ne dersiniz?
Mümkün ama o tip hedefler genelde slogan hedefler. Dolar/TL’de de aynı hedefler vardı. İki ay sonra dolar 1.70 liraya zıpladı, kriz başladı. Önümüzdeki aylarda yukarı doğru sert ara tepkiler olacak. Ama euro/dolar paritesi 1.15-1.18 aralığında bir yere gelecek. Ama kurlar aşırı hareket ederse 0.85′lere kadar da gerilememiz mümkün. Ama şunu unutmamak lazım. Geçen sene nasıl ki, Amerikan para birimi berbat bir para birimiydi. Rezerv olup olmayacağı tartışılıyordu. Şimdi de benzer bir hava oluştu. Bu genelde yatırımcıların bir uçtan bir uca savrulmasıdır. Şu an için dağılmasının söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Dağılacaksa bile ilk çıkacak ülke Yunanistan değil, Almanya olacaktır. Euronun dağılmasını ekonomi olarak tek kaldıracak ülke Avrupa’da Almanya. Onların işine gelir, diğerlerinin çıkmak işine gelmez.
Petrol 55 dolara kadar gerileyecek
Eurodaki kriz emtia piyasalarını da etkiledi. Bu piyasalara ilişkin beklentileriniz nelerdir?
Endüstriyel metaller ve emtialarda (petrol, bakır vs.) de şu fiyatlanmaya başladı. Herkes bu kriz sona erdi diyordu. Görüyoruz ki, sona ermedi. Ciddi ölçüde yavaşlamalar söz konusu. Dolayısıyla endüstriyel metallere olan talep de azalacak. Hem spekülatif hem reel. Endüstriyel metaller büyük ihtimalle petrolle beraber daha aşağı seviyeleri görecek. Petrolde bu sene 55 dolarları göreceğimizi düşünüyorum.
Altın % 100 daha artıp 2.100 dolar seviyelerine çıkar
Altın fiyatları da çok konuşuluyor. Artık 1.200 dolarda doyuma ulaştı mı, önümüzdeki dönem nasıl bir seyir bekliyorsunuz?
Dünya altın Konseyi’nin rakamlarına baktığınız zaman çok net bir şekilde hem altın bazındaki borsa yatırım fonlarına, hem de Çin, Japonya gibi ülkelerin taleplerinde artış gözüküyor. İkincisi; 20 sene sonra ilk kez merkez bankaları altın satmıyor, altın almaya başladı. Bu da uzun vadeli trendin yukarı olduğunu gösteriyor. Altın fiyatlarının birkaç yıl için konuşuyorum değerinin yarısında olduğunu düşünüyorum. Altın onsunun 2 bin 100′lere kadar yükselmesini bekliyorum. Altında henüz bir balon oluşmadı. Çok konuşuluyor, ama ne Amerikalı ne Asyalı yatırımcının koşarak altına saldırdığını görmedik. Hisse senedinde Nasdaq’da fiyat ne olursa olsun alınıyordu. Konutta nasıl olsa hiçbir şey olmaz diye saçma sapan yerlere çıkabilmişti. Altın da henüz o aşamaya gelmedik. Orada ciddi bir talep patlaması ve çok hızlı bir yükseliş olacak. Altının önümüzdeki birkaç yıla yayılmış en az yüzde 100′lük daha artış potansiyeli var.
‘Kral çıplak’ dendiğinde dolar düşer
Peki doların yıl içerisindeki seyri sizce nasıl olacak?
Dolar tarafında temel problemlerin sürdüğüne inanıyorum. Yani bu sene FED faiz artıramayacak. Hatta 2011 yılının ikinci yarısında bile zor artıracak. Büyümede de problemler var. Ama her şey sabit kaldığında dolar değer kazanmaya devam edecek. Taa ki, birisi tıpkı Avrupa’da olduğu gibi ABD’ye de ‘Kral çıplak’ desin. Orada muhakkak birisi diyecek:
Sizin de yüzde 10′a yakın bütçe açığınız var. Borç/Gayri Safi Yurtiçi Hasıla oranınız yüzde 90′a ulaştı. Dolayısıyla orada da problem çıkacak. Yıl içerisinde TL/dolar paritesinin 1.15′leri göreceğini düşünüyorum.
Avrupa soğursa bu bizi de vurur
Bu kadar kargaşa içinde AB nasıl toparlanacak?
Avrupa bölgesinde IMF tarzı bir yapının kurulması daha yüksek sesle tartışılacak. İkincisi Mastrich kriterlerinin daha da ağırlaştırılacağını ve bu kriterlere uymayan ülkelere sert cezalar verileceğini düşünüyorum. Üçüncüsü; mali konuları yukarıdan gözeten bir merkezi otorite büyük ihtimalle kurulacak. Bunlar yapılmazsa euro uzun vadede çalışmaz.
Avrupa Birliği ekonomilerinde yaşanan sorunlar Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
Bizim pek çok ülkeye göre durumumuz daha iyi olduğu için negatif bir yansıması olmayacak. Pek çok ülkeye göre daha iyi gözüküyoruz. Bu kriz çok büyük hasar bırakırsa yeni üye ülke alması konusunda nasıl bir tavırları olur? Onu bilemeyiz tabii. Avrupa bizim en büyük pazarlarımızdan birisi. Oradaki ekonomi çok soğursa birebir bize de yansıyabilir. Büyümenin yavaşlaması şeklinde bir etkisi olacak.
Yazının orjinali bu adreste : http://www.aksam.com.tr/2010/05/24/haber/ekonomi/7271/euro_dolar_0_85_e_inebilir_dolar_tl_bu_yil_1_15_olur_.html
Euro – Avro yanlış yatırım tercihi
Türk halkı olarak son 5 ayda dolardan vazgeçip 5.5 milyar Euro-Avro almışız. Avro’yu ortalama 2.11 liradan almışız. Şu anda 20 kuruş zarardayız. Toplam kayıp 1.1 milyar lira. Daha önceki Avro düşüş ve çıkışlarından dolayı Avro daha çok düşmez, düşmüşken Avro alıp yatırım yapalım diye düşünenler şu anda büyük zararda. Peki bundan sonra ne olacak? Avro nereye gidiyor? Yatırım için alınan bu Avro’lar elde tutulmaya devam edilmeli mi yoksa zararın neresinden dönersen kardır deyip Avro’yu düşük fiyattan satıp Avro yatırımından çıkmalı mı? Avro alanların kafasında bu sorular varken. Bazıları da Avro yükselir mi acaba biraz Avro alsak yükselince satsak ve biraz kar edebilir miyiz? Avro’nun bu düşük değeri bir fırsat mı onu düşünüyorlar. Ama kimse sonuçtan emin görünmüyor. Avro’nun çökmesinden AB’nin Avro’yu kurtarma çabalarının yetersizliğinden bahseden haberler bile var.
Altın yükseliyor, Avro düşüyor
Altın yükselme eğiliminde.
Çünkü altın krizin devam edeceği korkusuyla kriz dönemlerinin güvenli limanı.
Altın yeniden gözde yatırım aracı oldu.
Bu cümleler basındaki başlıklardan.
Bir ekonomi yazısında “altın yükseliyor ama altın alan yok, altın satan çok” yazmışlar. Bu şaşırtıcı bir durum. Öyle ya yıllarca bize bir üründe arz arttıkça, talep azaldıkça fiyatın düşeceği söylendi. ama şimdi altın fiyatlarında olay ters gidiyor gibi. Altın talebi, alımı yok, satanı çoksa ve hala altın fiyatı yükseliyorsa neden olabilir? Referans para birimi Euro / Avro’nun geleceği konusunda Almayan Başbakanı bile endişelerini dile getiriyorken, güvenli liman Altın fiyatları yükseliyor olabilir. Yine aynı yazıda Altına vatandaşın talebinin aşırı olmadığını ama Altın fiyatları artışın nedeninin kurumlar, fonlar ve Merkez Bankalarının Avroda sıkıntı büyüdükçe altına taleplerini artırdıklarını söylüyor.
Altın düşecek mi, yükselecek mi?
Altın düşecek mi, yükselecek mi? Altın yükselmeye devam edecek mi?
Kriz dönemlerinde en çaok rağmet gören yatırım aracı aracı altın, bu kez de Avrupa’daki özellikle Yunanistan’daki ekonomik kriz sayesinde parlıyor. Yunanistan’da başlayan ekonomik borç krizinin tüm Avrupa’ya yayılması ihtimali ve Euro’nun düşmeye devam etmesi sonucu altın üst üste rekor kırıyor.
Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı dün bin 245 dolara kadar çıktı ve rekor kırdı. Altının yılbaşından bu beri artışı % 11, son bir yıldaki artışı ise % 34. Bu durum ve tüketicilerin eski kriz tecrübleri altının güvenli liman haline getiriyor. Aralık 2009′da altın fiyatı bin 217 dolar ile önceki rekorunu kırmıştı.
Yurt içinde de altın yükselmeye devam ediyor. Cumhuriyet altını 406′yı, çeyrek altın 108 lirayı görerek rekor seviyeye çıktı.
Altın neden yükseliyor? Yükselmeye devam eder mi? Altın düşer mi?
Finansal piyasalarda risk algılaması ve hareketlilik altının yükselmesinin nedenlerinden biri. Belirsizlikler artınca yatırımcılar altını garanti görüp altına yöneliyor. Avrupa Birliği’nin oluşturduğu “Euro kurtarma fonu” sebebiyle ve Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alımları nedeniyle enflasyonun artışa geçeceği endişeleri yaratıyor.
Bu olaylar sonunda altın yükselişi devam ediyor. Uzmanlara göre altın yükselişini sürdürmeye devam edecek. Analistler tarafından ilk etapta altının onsunun 1.300 dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.
1 saatte tüketici kredisi nasıl alınır?
Acil paraya ihtiyacınız olduğunda bireysel kredi almayı düşünebilirsiniz. Ama bireysel krediyi ne kadar zamanda alabilirsiniz? 1 saatte bireysel kredi almak mümkün.
Bu süre kesin olmamakla birlikte mümkün. Kredinizi çabuk almak istiyorsanız bankanın internet, SMS, telefon gibi kanallarından başvurunuzu yapın. Eğer banka sizi kredi vermeye uygun görürse önceden internet, SMS gibi kanallarla yapılan kredi başvurusu kredi alma sürenizi hızlandırıyor. Kredi siz bankaya gittiğinizde onaylanmış olabiliyor. Bu durumda biraz da sizinle ilgilenen müşteri temsilcisinin çabukluğuna da bağlı olarak bir saatte krediniz elinize geçmiş olabiliyor.
Eğer acil paraya ihtiyacınız varsa yetişmez diye düşünerek kredi kartından çekim yapmayın. Araştırın, özellikle çalıştığınız bankalara sorun ve tüketici kredisi çekme alternatifini sonuna kadar zorlayın. Kredi kartı faizleri ile bireysel tüketici kredisi maliyetleri arasında çok ciddi farklar olduğunu unutmayın.
Doğalgazda indirim mi geliyor?
Doğalgazda indirim mi geliyor?
Yazın gelmesi ve konutlarda doğalgaz kullanımının minimum seviyeye indiği bu günlerde doğalgazda Rusya’dan indirim haberi geliyor. Rusya ile doğalgaz fiyatı formülünde anlaşılmış. Türkiye doğalgazı artık en az yüzde 10 ucuza alacak.
Nobel ödüllü Profesör Eric Malkin’in Türkiye ekonomi yorumu
Nobel ödüllü Profesör Eric Malkin’in Türkiye ekonomisi ve Yunanistan’daki ekomomik krizinin etkileri üzerine yorumunda krizin diğer ülkelere sıçramasının Türkiye’yi de olumsuz etkileyeceği öngösürü var. Malkin’e göre Türkiye ekonomisinin geleceği parlak.
Malkin, Yunanistan’daki ekonomik krizin diğer ülkelere sıçrama ihtimalinin var olduğunu, ABD için şu anda risk görmese de İspanya, Portekiz ve İtalya’ya sıçrama ihtimalinin var olduğunu ve bu durumda sorunun iyice büyüyeceğini öngörüyor. Profesör Malkin’e göre Avrupa Birliğinin krize çözüm bulma çabaları başarı olmazsa o zaman gerçek sorunun ortaya çıkacak.
Dünya ekonomik olarak birbirine bağlantılı olduğundan bir tek Yunanistan ekonmik krizi ABD’yi etkilemese bile Avrupa geneline yayılmaya başlarsa ekonomik kriz ABD’yi de etkilemeye başlayabilir.
Yunanistan’daki ekonomik kriz Türkiye’yi etkiler mi?
Yunanistan’daki ekonomik kriz’den sonra bazı Avrupa ülkelerine de sıçramasından korkuluyor. Bir süredir Yunanistan’daki krizin ardından İspanya ve Portekiz’de de kriz beklendiği hatta İtalya’nın durumunun da riskli olduğu gibi haberler okuyoruz.
“Türkiye’nin durumu ne, Türkiye Yunanistan’daki bu ekonomik krizden etkilenir mi?” gibi sorular da soruluyor.
TRT’nin haberine göre Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’nin komşusunun yaşadığı krizden etkilenmeyeceğini söyledi.
Babacan, “Türkiye’nin sorun yaşayan ülkelerle benzer sorunu yok… Türkiye’nin hem Avro bölgesinde olmaması ve finansal ilişki açısından, borç-alacak ilişkisi açısından bu üykelerle fazla bir olmaması ya da risklerin çok çok düşük olması tabii bizi önemli ölçüde bu türbülanstan koruyacaktır.” dedi.
Avrupa ülkelerine uyarılarda bulunan Ali Babacan şunları söyledi:
“Ama bize endirekt etkisi ne olabilir; eğer Avro bölgesinde bir ekonomik yavaşlama olursa ileride bu bu ekonomik yavaşlamayla beraber orada tüketim azalacaktır. Bizde de ihracatta bir miktar azalma olabilir. Onun için diyorum ki; bu ülkeler bir an önce tedbir alsınlar, biran önce kendi durumlarını bir hal yoluna koysunlar ki; hem dünyayı hem de Türkiye’yi olumsuz bir şekilde etkilemesinler.”